Yazı Detayı
03 Haziran 2014 - Salı 11:39
 
Bu Başkan Başka Başkan
Adil DEVRAN
iletisim@haberdilovasi.com
 
 

Takma ad/müstear isim kullanmanın farklı sebepleri:

Geleneksel sebepler: Özellikle divan şairi ve halk ozanları mahlas isimle şiir yazma ya da söyleme geleneğinden dolayı takma isim kullanmayı bir zorunluluk olarak görmüşler.

Siyasi sebepler: Baskıcı yönetimlerin olduğu dönemlerde başvurulmuş takma ada.

Psikolojik sebepler: :Özellikle genç yazarlar ya da ortaya koyduğu eserleri kendi ismine yakıştıramayan kalem sahiplerinin tercih ettiği sebeplerdendir.

Müstear isim kullanan şair ve yazarlarımızın bir kaçını sıralayalım:

Sait Faik Abasıyanık: Sait Faik Adalı, Sait Adalı, Adalı, Nakleden, S.F.

Arif Ay: Musa Deniz, Eyüp Önder, Halil Emre

Nabi Avcı: Molla Kasım, Abdullah Karaca, Enes Harman

Beşir Ayvazoğlu: B.A., Selim Gökçe

Yavuz Bülent Bakiler: Cezmi Bülent, Bülent Cezmi

Sezai Karakoç: Mehmet Leventoğlu, Yasin Işık, Mehmet Yasin, Mehmet Yasinoğlu, Yeni İstiklal, Sait Yeni, Mehmet C. Güneş

Cahit Zarifoğlu: Abdurrahman Cem, Ahmet Sağlam, Vedat Can, Adem Yaşar, Ahmet Soyer, Hasan Işık

Mehmet Akif Ersoy: Bedayül Adem, Muammer Ferdi

Emine Işınsu: Mehlika Arda, Nur İleri, Zeynep Tan, Emine Abla, Gönül Erdem

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Müstear isim kullanmanın sebepleri ve kullananlardan bazı örnekler sunarak giriş yapmamın sebebi bazı aklı evvel, yazdıkları yazılarda ismini bile yazmaya cesaret edemeyen densizlerin hayat dağarcıklarını geliştirmelerine katkı olsun diye yazdım.

Dilovası Gazetesi, yaşadığım ilçe ile sınırlı değil, bunu sana fikir veren ağababalarından öğrenebilirsin. Ama şunu da bilesin ki ben gazeteciliğe Dilovası’nın sorunlarını dile getirmek için girdim, hatalarıma, eksiklerime rağmen öylede kalmaya devam edeceğim.

Senin dünyan da korktuğun zaman ismini gizlemek olabilir ama benim dünyamda korkuya yer yoktur. Çünkü korkaklar her gün, cesurlar ise bir kere ölür. Biz birilerinin arkasına sığınarak, siyasi medet umarak, çıkaracağımız gazeteye ne kadar reklam alacağımız hesabı yaparak ve belediyeye kapak atmak için bu işleri girmedik.

Çıkardığımız gazetelerde muhabirlerden kaynaklanan bazı hatalı haberlerden dolayı mahkeme kararı olmamasına rağmen özür dilemenin bir erdem olduğunu göstermişizdir. Buna bütün okuyucular şahittir. Ama sen bunları bilmezsin, çünkü sen seçim ürünüsün, sen sosyal medya piyonusun, sen gazeteci olduğunu sanan taklit ürünsün,senin birkaç aylık mazin var. Eğer birilerini taklit edersen olabileceğin en iyi şey "en iyi taklittir". Şunu da bilesiniz ki gazetemde yazdıklarımı her zaman ispatlarım.

Biz Dilovası halkını hiçbir zaman cahil yerine koymadık, koyanlara da haddini bil diyerek yazılar yazdık. Dilovası’nın mazlum halkının menfaatleri için sanayicilerle, siyasetçilerle, bürokratlarla ve senin gibi entel geçinen zevatlarla karşı karşıya geldik. Mazlum Dilovası halkı başımızın tacı, gönlümüzün sahibidir. Dilovası halkı bizi bilir.

Mücadelemizi "Ya bizdensin yada karşımızdasın" zihniyeti anlayamaz.Şunu kabullenin Dilovası’nda sizden farklı düşünen insanlarda var.Ama anlamak için kapasitede gerek.Gördüğüm kadarıyla buda sende yok..

Gazeteci olduğunu sanan entel şahıs “Masaların Tozu Silinmiş” köşe yazımın doğru olduğunu kabullenmiş ve o kadar etkilenmiş, yazıda eleştirilecek yer bulamamış olmalı ki kalkmış haddi olmadan beni eleştirmeye kalkmış. Buda yetmezmiş gibi maddeler sıralamış.Şimdi o maddeleri okuyucularımla paylaşıp kararı onlara bırakacağım...

O maddelerden bazıları: (Siyah yazılar bizi eleştirmeye çalışan çakma gazeteciye aittir)

1-Laf aramızda bu gazete Ak Parti politikasına müteakip kaldığını belirterek sanayi kuruluşlarının bazılarından iyi bir para alıyor.

Cevap: Çakma gazetecinin dediğinden şunu anlıyorum Ak Parti politikasına bağlı kalanlar bazı sanayicilerden iyi para alıyor. Aman AK Parti teşkilatı duymasın..

2-Bu gazete, seçim öncesi yaptığı çökertme davasını seçimden sonra da devam ettiriyor. Yani demem o ki; bu gazete için savaş, bir koparma davası (halkın sağlığı veya huzuru değil).

Cevap: Dilovası Gazetesi seçimlerden sonra kurulan bir gazete değil. Seçimden öncede seçimden sonrada yayın hayatını sürdürmeye devam eden ve yazdıklarıyla gündem oluşturan bir gazete. Senin tabirinle koparma derdimiz olsaydı seçimden sonra gelen tekliflere dört elle sarılır ve yolumuzu bulurduk. Ama senin koparma derdin var ki seçimden sonra çıkardığın gazetede “Bu başkan, başka başkan” başlığını atarak koparma hedefinin ne kadar büyük olduğunu sergilemişsin.Yalakalıkta zirve yapmışsın.Hedef bayağı büyük ama bunu bana saldırarak yapma taktiğin yanlış.!

3-Dilovası’na imaj kazandırması gereken gazete, Dilovası’nın imajını olumsuz yönde etkilemek bir yana, dış gazetelerin etkisi altında yol alıyor. Bunun ispatı; Kocaeli B. Belediyesi’nin çevresel sorunları yok, Gebze’nin sağlık sorunları yok, Gebze’nin emniyet sorunları yokmuş gibi davranılıyor, Büyükşehir her şeyi tastamam yerine getirmiş de, Dilovası Doğu kavşağında daha geçenlerde hayatını kaybeden bir insanın hayatı neden kaleme alınmıyor? Neden Büyükşehir Belediyesinin ihmali ele alınmıyor da kişisel kavgaların peşine düşülüyor?

Cevap: Dilovası’nda yaşamadığın nasılda belli oluyor adsız çakma gazeteci. Dilovası Gazetesi olarak ilçemiz adına güzel şeyler yapmak için neler yazdığımız gazete arşivlerimizde mevcut burada yazmaya kalkarsam sayfalar yetmez. Ama şunu iyi bilki gerçeklerin üstünü örterek sonuç alamazsın. Çevre kirliliği varsa yazacaksın ki çözülsün. Bu gazete Vali, Kaymakam, Belediye başkanı, Emniyet müdürü, siyasi partileri Dilovası halkının menfaatleri için acımasızca eleştirmiştir. Ben Büyükşehir belediyesini defalarca eleştirmiş birisiyim. Sıkıyorsa Kocaeli Büyükşehir Belediyesini,Sayın Karaosmanoğlu'nu sen eleştir de göreyim…

4-Bu gazete midesi geniş bir gazetedir. Kadrosundaki konvansiyonel rahatsızlık, iş elemanlarını da olumsuz yönde etkiliyor. Buna binaen ilerleyen zamanda daha bir rahatsızlık çekeceğini bilen gazete, Dilovası’nı kaosa boğmak için farklı sosyal medya virallerini ortaya atarak bir yapılanmanın ifşasına doğru gidiyor.

Cevap: Gazeteleri ayakta tutan reklamdır. Seninde kabullendiğin gibi virallerimiz (video reklamlarımız) sosyal medyada bayağı etkin. Ama sen kendine dikkat et, bu gidişle viral enfeksiyon olabilirsin.

Sana ağabey tavsiyesi ve Öner’im; önce Dilovalı ol, Dilovası halkının yaşadıklarını, neler çektiğini anla, Dilovası’nın ihmal edilen bir ilçe olduğunu anla, onlar gibi konuş bırak bu çakma etellektüel ağızları. Beş yıllık iktidarların çabucak geçeceğini bil. İşgal ettiğin koltukta bugün ismi dahi hatırlanmayanları düşün.Gaza gelme yarı yolda kalırsın.Ha birde beni taklit ederek yazının altına veciz sözler yazmışsın,buda güzel bir gelişme.

Şunu da anla Dilovası Gazetesi imkânlar dâhilinde hep var olacak. Dilovası Gazetesi ilçe halkının menfaatlerini bütün şer güçlere rağmen hep dile getirecek. Dilovası Gazetesi’nin siyaseten sizin gibi düşünmemesi yanlış yaptığı anlamına gelmez,bu bir tercih meselesidir.Hoşuna gitmese de Dilovası Gazetesi tarih sayfalarına adını yazdırmış ve yazdırmaya devam edecektir.. Dilovası Gazetesi,”Dilovası’nın Özgür Sesi” olmaya devam edecektir.

Ben Adil Devran! Birilerinin hoşuna gitmese de Dilovası’nda Adil bir yönetimin olması için, bu Devran’ın değişmesi için mücadeleye devam edeceğim.

“Muhaliflerime bir teklifim var : Bizim hakkımızda yalan söylemeyi bıraksınlar, biz de onlar hakkında doğruları söylemeyi bırakalım” (Adlai STEVENSON)

“Ben çiçeği saksıda, köylüyü sinemada, çileyi edebiyat kitabında okumadım için de bulundum ve yaşadım “ (Muhsin Yazıcıoğlu)

 
Etiketler: Bu, Başkan, Başka, Başkan
Yorumlar
Haber Yazılımı